BİR CİNİN Mİ YOKSA RUHUNUZUN MU TUTSAĞISINIZ?


BİR CİNİN Mİ YOKSA RUHUNUZUN MU TUTSAĞISINIZ?

Fractal Spirit
Rudolf Gete: Fractal Spirit

İslam kültüründe az da olsa uygulanan “Şeytan/Cin çıkarma (exorcism)” daha çok Hristiyan kültürüne ait bir inanıştır. Bu, özellikle orta çağda uygulanmakta olan bir yöntemdi. O dönemlerde, cadı, büyücü ya da şeytan/cin tarafından ele geçirilmiş diye tanımlanan ve çeşitli hastalıklar yaşayan kişilerin özellikle “Psikoz, Şizofreni, Konversiyon Bozukluğu (Histeri) ya da Tourette Sendromu” yaşayan kişiler olduğu yüzyıllar sonra yapılan bilimsel araştırmalarla açıkça ortaya konulmuştur. Bu demektir ki bu kişiler metafizik bir varlık tarafından kontrol edilmemekteydi. Yalnızca psikolojik ya da nörolojik bir hastalık yaşamaktaydılar. Şimdi olduğu gibi…

Psikozların, şizofreninin (psikozlardan biridir), epilepsi ya da histerinin dışsal ve metafizik bir varlığın neden olduğu hastalıklar olduğu iddiası tarih kadar eskidir. Bu hatalı iddiaların nedeni, eski zamanlarda bu hastalıkların kökenleri ve tedavisinin anlaşılamıyor olmasıyla ilgiliydi. Ancak bugün böyle bir iddia ciddiye alınabilir değildir.

Örneğin, bugün nörolojik bir hastalık olarak bilinen ve tedavi edilen Tourette Sendromuna sahip bir bireyde; sıklıkla; göz kırpma, kol sallama, omuz silkme, tekme atma, homurdanma, başkalarının söylediğini tekrarlama vb. belirtiler görülür. Bununla da kalmaz birçok vakada bireyin -sanki bir başka varlık tarafından kontrol ediliyormuş gibi- kaba ve çirkin sözler söyleme dürtüsüne karşı koyamadığı, hatta bazı çocukların, olması gerekenden çok daha ince sesler çıkardığı görülmüştür. Bir kız çocuğunun da kendini ateşin üzerine attığı kaydedilen Tourette Sendromlu vakalar arasındadır. Tüm bu belirtiler, bu hastalığı tanımayan aileler ve bunu yaşayan çocuk ya da yetişkinler için dehşet vericidir ve daha da önemlisi gizemlidir. Tüm dünyadaki insanların açıklayamadığı, anlayamadığı gizemli görünen olayları cinlerle ya da benzeri varlıklarla açıklama eğilimi bu yüzden pek de şaşırtıcı değildir aslında. Binlerce Torurette Sendromu hastası vardır ve onlar hiçbir cin çıkarma ayinine gerek olmadan nörolojik yöntemlere tedavi edilmektedirler.

Benzer biçimde, Konversiyon bozukluğu (eski adıyla histeri) olan bireylerde ise, hiçbir fizyolojik kökeni olmadan, körlük, çift görme, sağırlık, dokunma, ağrı duyumu kaybı, felç, bayılma, ses kısıklığı, kendini gebe sanma gibi ilginç belirtiler görülür. Bunu yaşayan kişiler bütün bunların gerçek yani fizyolojik olduğundan emindir. Ancak bu yaşadıklarının hiçbiri fizyolojik temelli değildir; psikolojiktir. Bu durum temelde bireyin çevresiyle iletişim kuramamasıyla ve bilinçdışı çatışmalarıyla ilgilidir. Bu sorunları yaşayan bireyler, aslında ruhsal olarak sıkıntı yaşadığını ve kendisine ilgi gösterilmesini istediğini sağlıklı bir iletişim yoluyla değil de burada bir kısmını saydığımız konversiyon belirtileriyle ifade etme hastalığından muzdariptirler. Buradaki belirtiler de, bu hastalığı tanımayanlar için yine gizemli ve anlaması oldukça güçtür. Halbuki histeri de günümüzde bilimsel olarak tedavi edilen hastalıklar arasındadır. Şizofreni açısından bakıldığında; kişide hareketsiz donuk beden duruşu (katatoni), hareketleri tekrar etme, karşısında birisi varmışçasına kendi kendine konuşma, hareketlerini yönlendiren sesler duyma, görüntüler görme, kendine zarar verme gibi davranışlar görülebilmektedir. Bu durum da yine konu hakkında bilgisi olmayan çevre için olağandışı, ürkütücü görünebilir. Ancak bu ve benzeri durumlar günümüzde tıbbi olarak açıklanabilmekte ve tedavi sürecinde belirtiler kontrol altına alınabilmektedir.

Burada şuna dikkat çekmek gerekir. Histeri de ya da Tourette Sendromlu hatta epilepsi ve şizofrenide cin/şeytan çıkarma ayinlerinin olumlu bir sonuç veriyormuş gibi görünmesi aldatmacadır/illüzyondur ve maalesef tehlikeli bir illüzyondur. Bu yöntemlerin tehlikesi, medyadaki haberlere baktığınızda göreceğiniz gibi, cin çıkarma uygulanırken, kişinin omuzuna şiddetle darbe vurulduğu ya da üzerine çıkarak tepinildiği için bazı yetişkinlerin ya da çocukların istemeden de olsa ölümüne neden olunmuştur. Diğer taraftan bu tür inanışlar kişilerin sağlıklı destek ve tedavi almalarının da önüne geçmektedir.

Özellikle histeri vakalarında plasebo etkisinin (aslında hiçbir etkisi olmayan bir maddenin ya da yöntemin sadece birey inandığı için bireye iyi gelmesidir plasebo etkisi. Örneğin bir şekerin, ağrı azaltıcı bir ilaçmış gibi sunulduktan sonra, sırf birey buna inandığı için bireyin şiddetli ağrılarını dindirmesi gibi.) rol oynamasıyla ilgilidir. Plasebo etkisi, ilaç ya da telkin yöntemlerinde, dini ritüellerde sıklıkla ortaya çıkar. Şizofreni, epilepsi, Tourette Sendromu ya da histeri gibi hastalıklarda cin çıkarma ya da benzeri dini ritüellerin iyi geliyormuş gibi görünmesi plasebo etkisiyle de ilgilidir. Bu uygulamalarda başlangıçta hasta birey sanki iyileşiyormuş gibi görünür, ancak tıbbi ilaçlar ya da psikoterapilere devam edilmediği sürece hastalık düzelmeyecek belki de belirtileri şiddetlenecektir. Çünkü uygulanan yöntemin etkisi plaseboya bağlı olduğu için plasebo etkisi ortadan kalktığında, yani örneğin histerik bir birey, kendisine cin çıkarma ayini yapılırken, hem ailesinden hem çevresinden hem de kendisine ayin yaparak ona “çok özel” hissettiren bir din hocasından yoğun ilgi gördüğü için; süreçteki yoğun ilgiye bağlı olarak, bir cin tarafından yaptırılıyormuş gibi görünen davranışların ortadan kalkma ihtimali vardır. Bu “ilgiye” bağlı olarak ortadan kalkan, cin çarpmasıymış gibi görünen belirtiler, okuma üfleme yapan hocanın, ailenin ve çevrenin ilgisi, desteği sona erince şüphesiz tekrar edecektir. Diğer taraftan şizofreni gibi hastalıkların belirtileri her zaman görünür şekilde devam etmeyebilir ya da hasta birey dönemsel bir duruma bağlı olarak hastalık benzeri belirtiler gösterebilir. Okuma-üfleme ya da ayin benzeri uygulamaların yapıldığı süreçte bu belirtilerin ortadan kalkması, aslında şizofreni hastalığının belirtilerin kaybolduğu döneme (remisyon) girmiş olması nedeniyle de iyileşmiş gibi görünebilir.

Zaten bir cin çarpması olmayan, psikolojik ya da nörolojik olan bu hastalıkların metafizik yollarla tedavi ediliyormuş gibi görünmesi bir yanılsamadır. Hastalığın iyiye gitmesi çoğunlukla geçicidir ve süreç kişinin sağlığı açısından da çok tehlikelidir. Dolayısıyla, -sözde- bir cin çıkarma ayininde şeytan ya da cinlerle değil, bireyin psikolojik ya da nörolojik sorunlarıyla savaşılmaktadır! Bu nedenle günümüzde, nedeni ve tedavisi belli olan bu hastalıklar için insanların, kendi sağlıklarına gerçekten önem veriyorlarsa, tıbba ve ruh sağlığı uzmanlarına güvenmeleri gerekir.

Ayrıca bir cinin/şeytanın insana musallat olmasının (vesvese/obsesyon ile karıştırmamak gerekir) ve cin/şeytan çıkarma yönteminin İslam dini âlimlerinin pek çoğu tarafından din dışı kabul edildiğini hatırlamakta da yarar var.

 

Psiyazar Evren HOŞRİK

Kaynak-Kitap: “Dua – Kutsal mı, Bilimsel mi?”

+ Yorumunuzu Yazın

+

Dilerseniz Soru Sorun